28.02.2025

Rahmet ve Mağfiret Mevsimine Girerken

Tarih: 28.02.2025

‫ه‬ ِ ‫ي‬ ‫ُف‬ ۪ ‫ل‬ َ ‫ْز‬ ِ ‫ن‬ ‫ُا‬ ‫۪ٓي‬ ‫ذ‬ ۪ َ ‫ُال‬ ‫ن‬ َ ‫ا‬ َ‫ض‬ ‫م‬ َ ‫ر‬ َ ُ ُ ‫هْر‬ َ‫ش‬
ِ‫ُل‬ ‫دًى‬ ‫ُه‬ ‫ن‬ ‫ا‬ ٰ ‫ر‬ ْ ‫ق‬ ‫ُال‬
ُ ‫ن‬ َ ‫م‬ ِ ُ ‫ات‬
‫ن‬ ‫ي‬ ِ َ‫ب‬ ‫و‬ َ ُ ‫اس‬
‫لن‬
... ‫ان‬
ُ ِ َ‫ق‬ ‫ر‬ ْ ‫ف‬ ‫ال‬ ْ ‫و‬ َ ُ‫ى‬ ٰ‫د‬ ‫ه‬ ‫ال‬ ْ
َ‫ق‬ ‫و‬ َ
َ ‫ل‬ ‫ُص‬
‫ول‬ ‫س‬ ‫ر‬ َ ُ ‫ال‬
: ‫م‬ َُ َ ‫ل‬ ‫س‬ َ ‫و‬ َ ُ ‫ه‬ ِ ‫ي‬ ْ َ‫ل‬ ‫ع‬ َ ُ ‫يُاّلل‬
‫ُاّلل‬
ُ ، ُ ‫ه‬ ‫م‬ َ ‫ا‬ ‫ي‬ َ ‫ُص‬
َُ ‫و‬ َ ُ ‫ز‬ َ ‫ع‬ َ ُ ‫اّلل‬
ُ ٰ ُ ‫ض‬
‫ر‬ َ ‫ف‬ َ ُ ، ‫ك‬ ٌُ ‫ر‬ َ ‫ا‬ ‫ب‬ َ ‫ُم‬ ‫ر‬ ٌ ْ‫ه‬ َ‫ُش‬ ‫ان‬ َ‫ض‬ ‫م‬ َ ‫ر‬ َ ُ ْ‫م‬ ‫أَتَاك‬
ْ‫م‬ ‫لَيْك‬ ‫ع‬ َ ُ ‫ل‬ َ ‫ج‬
‫اب‬ ‫و‬ َ ‫ب‬ ْ َ ‫ُأ‬ ‫ه‬ ِ ‫ي‬ ‫ف‬ ِ ُ ‫لَق‬ ‫غ‬ ْ ‫ت‬ ‫و‬ َ ُ ، ‫ء‬ ُِ ‫ا‬ ‫م‬ َ ‫ُالس‬
‫اب‬ ‫و‬ َ ‫ب‬ ْ َ ‫ُأ‬ ‫ه‬ ِ ‫ي‬ ‫ف‬ ِ ُ ‫تَح‬ ‫ف‬ ْ ‫ت‬
... ‫يم‬
ُِ ‫ح‬ ِ ‫ج‬ َ ‫ُال‬
RAHMET VE MAĞFİRET MEVSİMİNE
GİRERKEN
Muhterem Müslümanlar!
Müjdeler olsun hepimize, şükürler olsun
Rabbimize. Ramazan-ı şerifin hilali bir kez daha
doğacak üzerimize. Bu akşam kılacağımız ilk teravih
namazıyla karşılayacağız inşallah rahmet ve mağfiret
mevsimini. Teravih ki, Sevgili Peygamberimiz
(s.a.s)’in kıldığı, kıldırdığı ve ümmetinin kılmasını
istediği, 1 sahabe-i kiramdan beri günümüzdeki şekliyle
kılınagelen 2 sünnet bir namazdır. Teravih; yorulan
ruhlarımızı
dinlendiren,
daralan
gönüllerimizi
ferahlatan, günahlarımızın affına vesile olan müstesna
bir ibadettir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle
buyurmaktadır: “Kim, inanarak ve sevabını
Allah’tan bekleyerek teravih namazını kılarsa
geçmiş günahları bağışlanır.” 3
Aziz Müminler!
Bu gece, Ramazanın bereketi olan sahura
kalkacağız inşallah. Sahur vakti, teheccüd namazının
vaktidir. Dua ve niyaz, tövbe ve istiğfar vaktidir.
Sahura kalkmak, mahlûkatın uyanışına şahitlik
etmektir. Uykuyu terk edip, gafleti bir kenara bırakıp,
Rabbimizin maddi ve manevi ikramlarıyla dirilmektir.
Allah Resûlü (s.a.s), ‫ة‬ ًُ ‫ك‬ َ ‫ر‬ َ َ‫ُب‬ ‫ور‬
‫ح‬ ‫ُالس‬ ‫ى‬ ‫ف‬ ِ ُ ‫ن‬ َ ِ‫فَإ‬ “Sahurda
bereket vardır.” 4 buyurmuş, bir yudum suyla bile olsa
sahur yapmamızı istemiş, sahura kalkanlara Allah’ın
merhamet edeceğini, meleklerin ise hayır duada
bulunacağını müjdelemiştir. 5
Kıymetli Müslümanlar!
Ramazan, oruç ayıdır. Peygamber Efendimiz
(s.a.s), “Mübarek Ramazan ayı geldi. Yüce Allah bu
ayda oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda cennet
kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır...” 6
buyurmaktadır. Mukim, akıllı ve büluğ çağına ermiş,
hastalık ve yolculuk gibi dinen geçerli bir mazereti
bulunmayan her Müslümanın Ramazan ayında oruç
tutması farzdır. Rükünlerine, şartlarına ve adaplarına
riayet edilerek tutulan oruç, irademizi güçlendirir,
gönlümüzü bencillik ve tamahkârlıktan kurtarır.
Elimizi haramdan, dilimizi gıybet ve yalandan,
ibadetlerimizi riyadan, kalbimizi günahlardan arındırır.
Bizleri cehennemden uzaklaştırıp cennete yaklaştırır.
Değerli Müminler!
Ramazan, Kur’an ayıdır. Yüce Rabbimiz,
“Ramazan; insanlar için bir hidayet rehberi, hak ile
batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak
Kur’an’ın indirildiği aydır...” 7 buyurmaktadır. O
halde, Ramazanı on bir ayın sultanı kılan Kur’an-ı
Kerim’i bol bol okuyalım, manası üzerinde düşünelim,
onun hükümlerini hayatımıza aktarmanın daha çok
gayretinde olalım. Çocuklarımıza Kur’an’ı, orucu,
namazı, camiyi sevdirelim. Muhabbet ve merhamet
mekânı camilerimize gelen çocuklarımızı incitmeyelim.
Onları güler yüz ve tatlı dille cemaatimiz arasına
alarak namazın sükûnetle kılınabilmesini sağlayalım.
Ramazan ayının rahmet ve bereketinden, neşe ve
coşkusundan onları mahrum bırakmayalım.
Aziz Müslümanlar!
Ramazan; Rabbimize, kendimize, ailemize,
çevremize ve insanlara karşı sorumluluklarımızı bir
kez daha gözden geçirme ayıdır. Öyleyse gönlümüzü,
evimizi, işyerimizi, sokağımızı, köyümüzü, ilçemizi,
şehrimizi Ramazan ayına hazırlayalım. Yemeden
içmeye, giyimden kuşama, alışverişten tüketime,
aileden komşuluk ilişkilerine kadar hayatımızın her
anına ve alanına İslam’ın emir ve yasaklarını
aktarmaya
gayret
edelim.
Dinimizde
ve
medeniyetimizde yeri olmayan, Ramazanın ruhuna
uygun düşmeyen eğlencelerle vaktimizi heba
etmeyelim. İbadetlerimizi vaktinde eda etmeye özen
gösterelim; zamanımızı ibadet vakitlerine göre
ayarlayalım. Lüks ve israfın sergilendiği, ihtiyaç
sahiplerinin unutulduğu iftar sofraları kurmayalım.
Mazluma, yoksula, kimsesize, yetim ve öksüze kol
kanat gerelim, iftar sofralarımızı muhtaçlarla
paylaşalım. Orucu bahane ederek evde, işyerinde ve
trafikte gönül kırmayalım, huzursuzluk çıkartmayalım.
Fırsatçılık yaparak fahiş fiyatlarla insanları mağdur
etmeyelim. Müslümanlara zulmedenlere destek
verenlerin ürünleriyle sofralarımızı donatmayalım.
Bu vesileyle idrak edeceğimiz Ramazan-ı şerifin;
başta aziz milletimiz olmak üzere âlem-i İslam ve tüm
insanlık için hayırlı olmasını Yüce Rabbimden niyaz
ediyorum.
İbn Hanbel, VI, 267; Buhârî, İ’tisâm, 3.
Muvatta’, Ramazân, 2; Tirmizî, Savm, 81.
3
Buhârî, Salâtü’t-terâvîh, 1.
4
Buhârî, Savm, 20.
5
İbn Hanbel, III, 44.
6
Nesâî, Sıyâm, 5.
7
Bakara, 2/185.
1
2
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü