21.02.2025

Gaybın Bilgisi Yalnızcı Allah'a Aittir

Tarih: 21.02.2025

ٰ ‫ه‬ ‫لَى‬ ‫ع‬ َ ‫ل‬ ْ ‫ك‬ َٰ ‫و‬ َ َ‫يَت‬ ْ‫مَن‬ ‫و‬ َ ...
... ُۜ ُ‫بُه‬ ْ‫حَس‬ ‫و‬ َ ‫ه‬ ُ ‫ف‬ َ ‫اّلل‬
‫ق‬ َ ‫و‬ َ
ٰ ‫ه‬ ‫ل‬ ُ ‫و‬ ُ‫رَس‬ ‫ال‬
: ‫م‬ َ َٰ‫ل‬ ‫س‬ َ ‫و‬ َ ‫ه‬ ِ ‫ي‬ ْ َ‫ل‬ ‫ع‬ َ ‫اّلل‬
ٰ ‫ه‬ ‫لَٰي‬ ‫ص‬
‫اّلل‬
ٰ ‫ه‬ ‫بِا‬ ‫ك‬ ُ ‫ر‬ ْ ‫لش‬
. ‫ر‬ ُ ‫ح‬ ْ ‫الس‬
‫ق‬ َ ِ‫مُوب‬ ‫ل‬ ْ ‫ا‬ ‫بُوا‬ ‫ن‬ ِ َ‫ت‬ ‫ج‬ ْ ‫ا‬ ِ
ِٰ ‫و‬ ، ‫ّلل‬
ِٰ َ‫ا‬ : ‫ات‬
GAYBIN BİLGİSİ YALNIZCA ALLAH’A
AİTTİR
Muhterem Müslümanlar!
Zaman zaman sihir ve büyü yapanlara ve
yaptıranlara rastlıyoruz. Dünyevi menfaatler uğruna
insanların duygularını ve kazançlarını sömüren cinci,
falcı, medyum, muskacı ve üfürükçülere şahit oluyoruz.
Bir takım televizyon kanalları ve dijital mecralar bu
kötülükleri işleyenlere ortam hazırlıyor. Bugünkü
hutbemizde yüce dinimiz İslam’ın bu konulara bakışını
hatırlamaya ve hatırlatmaya çalışalım.
Aziz Müminler!
Dinimize göre sihir ve büyü, büyük bir günahtır. 1
Allah Resûlü (s.a.s), “Allah’a şirk koşmak ve sihir
yapmak gibi insanı helâke götüren şeylerden
kaçının.” 2 buyurmaktadır. Sihir ve büyü yapmak ve
yaptırmak, kul hakkı ihlalidir, zulümdür. Tevhid
inancımızla ve tevekkül anlayışımızla bağdaşmayan
çirkin bir tutum ve davranıştır. Bu günahı işleyenler,
tövbe etmedikçe ve haklarına girdikleri kişilerle
helalleşmedikçe
Allah’ın
gazabından
asla
kurtulamazlar.
Kıymetli Müslümanlar!
Cinler de insanlar gibi Allah’ın kullarıdır. İman
edenleri de etmeyenleri de vardır. Onlar da insanlar
gibi gaybı bilemezler. Allah’ın izni olmadan hiç
َٰ ‫ب‬
ٰ ‫ه‬ ِ ‫و‬
kimseye zarar veremezler. ‫ض‬
‫ي‬ ‫غ‬ َ ‫ّلل‬
‫و‬ ‫مه‬ ‫الس‬
‫َر‬ ‫َاْل‬ ْ ‫و‬ ‫ات‬
“Göklerin ve yerin gaybı yalnızca Allah’a aittir.” 3
Bu sebepledir ki, cinlerle irtibat kurup gelecekten bilgi
aldıklarını iddia edenler düpedüz yalancıdır. Bu
hususta Müslümana düşen; insanların şerrinden
Allah’a sığındığı gibi cinlerin şerrinden de Allah’a
sığınmak, ibadete ve duaya devam etmektir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in tavsiyesine uyarak
Felak ve Nâs surelerini bolca okumaktır. 4 Ayrıca
kahve, çay, tuz ve bakla gibi nimetlerle bakılan fal
çeşitlerinin tamamı ayette buyurulduğu üzere,
َٰ ‫ل‬ ِ َ‫عَم‬ ْ‫مِن‬ ‫س‬
‫ان‬
‫ج‬ ‫ر‬ ِ “Şeytan işi bir pisliktir.” 5 Kartlara,
َ‫ط‬ ‫ي‬ ْ ‫الش‬
burçlara, el veya yüze bakarak geleceğe ait tahminler
yürütmek haramdır, günahtır. Bu kötülükleri;
televizyon, gazete ve sosyal medya gibi yerlerde
paylaşmak ise hesabı ağır bir vebaldir. Allah Resûlü
(s.a.s)’in bu konudaki uyarısı gayet açıktır: “Kim,
Allah’ın indirdiklerini kabul etmeyip bir kâhine,
medyuma gider ve onun sözlerini tasdik ederse Hz.
Muhammed’e indirileni inkâr etmiş olur.” 6
Değerli Müminler!
Cenâb-ı Hak, “Biz, Kur’an’ı müminlere şifa ve
rahmet olması için indirdik.” 7 buyurmaktadır.
Kur’an-ı Kerim; okunmak, anlaşılmak ve yaşanmak
için gönderilmiştir. Ferdî ve içtimaî sıkıntılarımızın
çaresi ondadır. Bununla birlikte, hastalıklarımızın
şifasına yönelik tıbbi tedavi yollarına başvurmakla
beraber, Kur’an okumak ve Sevgili Peygamberimiz
(s.a.s)’in dualarıyla Allah’a niyazda bulunmak,
bedenimize sıhhat, ruhumuza sekinet verir. Ancak
Kur’an ayetlerini veya duaları bir kâğıda yazarak veya
üfleyerek kazanç elde etmenin dinimizde asla yeri
yoktur.
Aziz Müslümanlar!
Sihir ve büyü yapanlar sihirbazdır, büyücüdür.
Cinlerle uğraşanlar cincidir. Fal bakanlar falcıdır.
Menfaat elde etmek için muska yazanlar muskacıdır.
Üfleyerek insanları iyileştirdiğini iddia edenler
üfürükçüdür. Bunların hiçbirisi ‘Hoca’ değildir. Bu
kişileri Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in varisi olan
hocalarımızla bir tutmak, bu haram fiillerin
meşrulaşmasına ve yayılmasına sebebiyet vermektedir.
Bütün bu batıl inanç ve hurafeler, sağlam bir tevhid
inancının ve sağlıklı bir din anlayışının oluşmadığı
ortamlarda zemin bulmaktadır. Bu da bizlere; sahih ve
doğru dini bilginin ne kadar zaruri, Kur’an ve sünnete
dayalı din eğitiminin ne kadar vazgeçilmez, din
istismarının ise ne kadar tehlikeli olduğunu açıkça
göstermektedir.
Öyleyse Kıymetli Müminler!
Dinimizin değerlerini ve insanımızın duygularını
istismar edenlere karşı uyanık olalım. Kendi dertlerine
deva, hastalıklarına şifa olamayan hurafecilere asla
aldanmayalım. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in saç
veya sakalının yıkandığı suyu dağıtacağını ilan ederek
sohbetlere çağıran bidatçilere asla itibar etmeyelim.
Şifa, başarı, rızık ve kısmet hususunda üzerimize düşen
sorumlulukları yerine getirip sonra Rabbimize tevekkül
edelim. Unutmayalım ki, Allah’ın izni olmadan hiçbir
kimse ve hiçbir yöntem kişiye ne fayda sağlayabilir ne
de zarar verebilir. Takdir, sadece ama sadece Allah’a
aittir. Sözümüzün sonu Rabbimizin şu ayeti olsun:
“...Kim Allah’a dayanıp güvenirse Allah ona
yeter...” 8
Buhârî, Tıb, 48.
Nesâî, Muhârebe, 19.
3
Hûd, 11/123.
4 Tirmizî, Tıb, 16.
5 Mâide, 5/90.
6 İbn Mâce, Tahâret, 122.
7 İsrâ, 17/82.
8 Talâk, 65/3.
1
2
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü