14.02.2025

Mahremiyet İnsanı Saygın Kılar

Tarih: 14.02.2025

‫اب‬
‫ف‬ ‫ال‬ ْ ‫ع‬ َّ ‫ي‬ ‫َّش‬ ۪ ‫ت‬ ‫ن‬ ْ َّ‫ا‬ ‫ن‬ َّ ‫و‬ ‫ب‬ ُ ‫ح‬ ِ ُ‫ي‬ ‫ن‬ َّ ‫ي‬ ‫ذ‬ ۪ َّ ‫ال‬ ‫ن‬ َّ ِ‫ا‬
‫ذ‬ َّ ‫ع‬ َّ ْ‫م‬ ‫ه‬ ُ َّ‫ل‬ ‫وا‬ ‫ن‬ ُ ‫م‬ َّ ‫ا‬ ٰ ‫ن‬ َّ ‫ي‬ ‫ذ‬ ۪ َّ ‫ال‬ ‫ي‬ ‫ف‬ ِ ‫ة‬ ُ َّ‫ش‬ ‫اح‬
ْ ‫و‬ َّ ‫ا‬ ‫ي‬ َّ ‫ن‬ ْ ‫الد‬
‫ي‬ ‫ف‬ ِ ‫م‬ ٌۙ
.. . ‫ة‬ ِ ‫ر‬ َّ ‫خ‬ ِ ‫اْل‬
‫ي‬ ‫ل‬ ۪ َّ‫ا‬
َّ ‫اّلل‬
َّ‫ق‬ ‫و‬ َّ
‫س‬ ُ ‫ر‬ َّ ‫ال‬
: ‫م‬ َّ َّ ‫ل‬ ‫س‬ َّ ‫و‬ َّ ‫ه‬ ِ ‫ي‬ ْ َّ‫ل‬ ‫ع‬ َّ ‫اّلل‬
ٰ ‫ول‬
ٰ ‫ي‬ ‫ل‬ ‫ص‬
‫و‬ َّ ‫ن‬ َّ ‫ي‬ ‫م‬ ِ ‫ل‬ ِ ْ‫س‬ ‫م‬ ُ ‫ال‬ ْ ‫تَّابُوا‬ ‫غ‬ ْ َّ‫ت‬ ‫ْل‬
. ..
‫ع‬ َّ ‫ب‬ َّ َّ ‫ات‬ ‫ن‬ ِ ‫م‬ َّ ‫ه‬ ُ َّ ‫فَّإِن‬ ْ‫م‬ ‫ه‬ ِ ِ‫ات‬ ‫ر‬ َّ ‫و‬ ْ ‫ع‬ َّ ‫وا‬ ‫ع‬ ُ ‫ب‬ ِ ‫ت‬ َّ َّ‫ت‬ ‫ْل‬
‫ع‬ ‫ب‬ ِ ‫ت‬ َّ َّ‫ي‬ ْ‫م‬ ‫ه‬ ِ ِ‫ات‬ ‫ر‬ َّ ‫و‬ ْ ‫ع‬ َّ
. .. ‫ه‬ ُ َّ‫ت‬ ‫ر‬ َّ ‫و‬ ْ ‫ع‬ َّ ُ ‫اّلل‬
MAHREMİYET, İNSANI SAYGIN KILAR
Muhterem Müslümanlar!
Her insanın doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez
temel hakları vardır. Bunlardan biri de mahremiyettir.
Yüce Allah’ın temiz bir fıtratla yarattığı beden,
insanın mahremidir; dokunulmazdır. Ev ve işyeri,
kişinin mahremidir; izni olmadığı ve hukukî bir
gerekçe bulunmadığı müddetçe hiç kimsenin
giremeyeceği özel alanıdır. Kişisel bilgiler, her bireyin
mahremidir; hiç kimse bir başkasının bilgilerini rızası
dışında elde edemez ve hiçbir ortamda paylaşamaz.
İyiliğe dair bütün değerlerin öğrenildiği aile, her
şahsın ve her toplumun mahremidir; saygınlığına halel
getirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.
Aziz Müminler!
Mahremiyet dinin sâbitelerindendir. Kişiye,
zamana, mekâna veya şartlara göre değişiklik
göstermez. İslam’a göre mahremiyetin sınırları,
Kur’an ve sünnet tarafından belirlenmiştir. Hiç kimse
dünya görüşüne göre bu alanı şekillendiremez.
Müslüman, öncelikle kendisinin beden mahremiyetini
korumakla yükümlüdür. Zira bedenimiz, üzerinde
istediğimiz gibi tasarruf edebileceğimiz mülk değildir.
Allah’ın bizlere verdiği büyük bir nimet ve emanettir.
Kıymetli Müslümanlar!
Cenâb-ı Hak, eşler arasındaki mahremiyeti
anlatırken, ‫ن‬ َّ ‫ه‬ ُ َّ‫ل‬ ‫اس‬
‫ب‬ َّ ِ‫ل‬ ْ‫تُم‬ ‫ن‬ ْ َّ‫ا‬ ‫و‬ َّ ْ‫م‬ ‫ك‬ ُ َّ‫ل‬ ‫اس‬
‫ب‬ َّ ِ‫ل‬ ‫ن‬ َّ ‫ه‬ ُ “Eşleriniz,
elbisenin bedeni koruduğu gibi sizleri haramdan
koruyan bir örtüdür; sizler de aynı şekilde
eşleriniz için bir örtüsünüz.” 1 buyurmaktadır. Evet,
ailede kadın ve erkek; birbirlerinin kusurlarını örten,
sırlarını saklayan iki sırdaştır. Dolayısıyla Müslüman,
gerekçesi ne olursa olsun eşinin özel hallerini ve
çocuklarının mahremiyetini dijital mecralar dâhil
hiçbir ortamda paylaşmamalıdır. Şu hususu asla
unutmayalım ki, ailemizin mahrem bilgileri
kahvehane ve çay sohbetlerine, magazin, eğlence veya
yemek programlarına konu olacak bir alan değildir.
Bu durum hem kul hakkı ihlali hem de Allah’ın haram
kıldığı çirkin bir davranıştır. Peygamber Efendimiz
(s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Kıyamet günü Allah
katında hesabı sorulacak en büyük ihanetlerden
biri, kişinin, eşinin mahremiyetini ifşa etmesidir.” 2
Değerli Müminler!
Milli ve manevi değerlerimizi koruması ve
yarınlara taşıması gereken televizyon, radyo, gazete ve
sosyal medya gibi iletişim araçlarının bir kısmı
maalesef, kötülüğün yaygınlaşmasına, zina, alkol ve
kumar gibi haramların normalleşmesine zemin
hazırlamaktadır. Bazı diziler, çizgi filmler ve
reklamlar aracılığıyla bedenin teşhiri teşvik edilmekte,
ahlakî
sapkınlıklar
ve
cinsiyetsizleştirme
özendirilmektedir. Ekranlardaki gündüz programları
ise mahremiyet sınırlarının ihlal edildiği, tartışma ve
kavgalarla aile bağlarının zayıflatıldığı, aile içinde
kalması gereken bilgilerin toplumun önünde günlerce
konuşulduğu bir mecraya dönüşmektedir. Bütün bu
durumlar; en kıymetli hazinemiz olan aile kurumuna
zarar vermekte, özellikle de gençlerimizi yuva
kurmaktan korkar hale getirmektedir. Aile üyeleri
arasında yeni tartışmalara, toplumda güven
duygusunun azalmasına zemin hazırlamaktadır. Hayâ,
iffet ve edep gibi bizi biz yapan ahlakî ve insanî
değerlerin aşınmasına yol açmaktadır. Yüce Rabbimiz,
bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “İnananlar
arasında hayâsızlığın, ahlaksızlığın yayılmasını
arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve
ahirette acıklı bir azap vardır...” 3
Aziz Müslümanlar!
Evlerin kapılarının kilitli, perdelerinin örtülü
olduğu zamanlardan; insanların, ailesinin veya
tanımadığı kimselerin mahremlerini rahatlıkla
paylaştığı bir döneme geldik maalesef. Böylesi bir
çağda herkesin daha fazla duyarlı olma ve
sorumluluklarını yerine getirme mecburiyeti vardır.
Ekranlar, daha fazla izlenme ve daha fazla reyting
alma uğruna kötülüklerin yayılmasına sebebiyet
vermemelidir. Herkes, gelişim seviyelerine uygun bir
üslup ve örnek davranışlarla çocuklarına mahremiyet
bilinci kazandırmalıdır. Sosyal medyada beğeni almak,
takipçi artırmak ve maddi kazanç elde etmek uğruna
mahremiyeti ihlal eden paylaşımlar yapmaktan
sakınmalıdır. Herkes, insanların özel hayatlarını
araştırmaktan, onlarla ilgili yorum yapmaktan
kaçınmalıdır. Dijital mecralarda mahremiyeti dikkate
almadan geçirdiği vakitlerin, dünyasına ve ahiretine
zarar verdiğini unutmamalıdır.
Sözümüzün sonu Allah Resûlü (s.a.s)’in şu
hadis-i şerifi olsun: “...Müslümanların gıybetini
yapmayın ve onların gizli hâllerini araştırmayın.
Müslüman kardeşinin ayıbını ortaya dökenin,
Allah da ayıbını ortaya döker...” 4
1
Bakara, 2/187.
Müslim, Nikâh, 124.
3
Nûr, 24/19.
4
Tirmizî, Birr, 85.
2
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü